Edirne'nin Kadim Sokaklarında, Ecdadın İzinde Bir Gün

Edirne'nin tarihi ve manevi dokusunu yerinde müşahede etmek amacıyla gerçekleştirdiğimiz ziyaretin ilk durağı Hasan Sezai Hazretleri oldu. Ardından, şehrin simgelerinden olan Meriç ve Tunca Köprüleri ziyaret edildi.

Balkanlar'ın içlerinden süzülüp gelen bu iki nehir, tarih boyunca Edirne'nin hem stratejik önemini hem de ticari canlılığını belirleyen temel unsurlar olmuştur. Osmanlı döneminde özellikle Meriç Nehri, debisi ve genişliğiyle nehir taşımacılığının önemli bir merkeziyken; üzerlerine inşa edilen taş köprüler, ecdadın mühendislik ve estetik anlayışını günümüze taşıyan birer abide niteliğindedir.

Programın devamında, mimari dokusuyla dikkat çeken Karaağaç Tren İstasyonu ve tıp tarihine ışık tutan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi incelendikten sonra müze ziyareti kapsamında, geçmiş dönemlerde uygulanan tedavi yöntemleri hakkında teknik bilgiler edinildi.

Öğleden sonraki bölümde, Balkan Savaşları'nın savunma hattı olan Hıdırlık Tabya ziyaret edilerek bölgenin askeri tarihi üzerine incelemelerde bulunuldu. Şehir merkezindeki program ise; mimari farklılıklarıyla bilinen Üç Şerefeli Cami ve Mimar Sinan'ın dünyaca ünlü şaheseri olan Selimiye Camii ile devam etti. Ziyaretin son durağı, iç mekanındaki devasa hat sanatı örnekleriyle dikkat çeken Eski (Ulu) Cami oldu.